Hakkımda

8 Ocak 2018 Pazartesi

Bir Can Verir miyiz ?

     Şşşşttt orada kal blogger, çok yaklaşma hastayım bulaşmasın yoksa yataktan kalkamaz, düzgün uyuyamaz, gözlerin patlak patlak dolaşırsın benden söylemesi.Sanırım nasıl olduğumu az buçuk kestirebildin şuan, hastayım ölüyorummmmmm.Yıllardır her sene grip aşısı yaptırıyorum, o yüzden burnum tıkanmıyor şükür, sadece bazen zorlanıyorum nefes alırken, o zamanlarda ise hasta değilken ki halimi düşünüyorum, ulan diyorum hiç kıymetini bilemimişim rahat rahat nefes almanın, tabi hastalık bitince bu düşüncelerimi unutuyorum.

   Şimdiii bugünkü meselemden bahsedeyim.Dün bir arkadaşım bana bir mesaj attı,Hataydaki akrabalarına yayarmısın diye sordu, mesajda şunlar yazıyordu.

ACİLL!Lösemi teşhisi konulmuş 7 yaşında bir çocuğa sadece AB rh+ kana ihtiyaç vardır.05322232887 nodan ulaşım sağlayabilirsiniz.

   Ben bunu arkadaşlarıma, akrabalarıma ilettim.Geri dönüşler oldu, kimdir nerededir diye, ben bilmiyorum arkadaşım attı banada, numaradan ulaşın dedim.Arıyorlar telefon çalmıyor.Kızılayda çalışan bir arkadaşıma da atmıştım, ilgileneceğini söyledi, yarım saat sonra mesaj attı bana, ekran görüntüsü alınmış bir fotoğraf,  fotoğrafta yazılan mesajın aynısı yazıyordu, bu ve bunun gibi mesajlara itibar etmeyin, dolandırıcı oldukları iddia ediliyor deniyordu.Bi durdum düşündüm, sinirlendim, yani nasıl dolandırıcılık yapabiliyorlar, kan alıp satacaklar mı ya da başka bir şey mi yapacaklar diye durdum düşündüm.Herkes hassasiyet gösteriyor, yardım etmek istiyor; ama olana bak.Peki bir gün gerçekten ihtiyacı olan biri için istense insanlar nasıl anlayacak?Zaman zaman hepimizin etrafındakilere lazım olabiliyor, kan bankasında kan kalmamış oluyor, nasıl bir vicdansızlıktır bu

   Çözüm ne bunun için diye düüşünüyorum, düzenli kan vermek!Ben eskiden beri hep kan vermek isterim, her gittiğimde kilom sebebiyle geri çevirdiler beni.O da çok mantıksız geliyor 52 kilo altında olmamak lazımmış, iyi de benim boyum ufak kilom bana yetiiyor, sağlıklıyım çok şükür yani benden 30 cm uzun olandan yine 52 kilo olmasını istiyorlar.Okul zamanında kampüse gelmişlerdi tabiki benden yine almadılar, bende sınıfa gidip herkesi sürükledim, yürüyün kan vereceksiniz diye, bir arkadaşımız iğneden çok korkmasına rağmen verdirttim:)Bir gün çok kararlı gittim, kilo konusundaki düşüncelerimi söyledim, bu kez de almazsanız daha da gelmem kan vermeye dedim, aldılar.Ulan bir kalktım dünya dönüyor, çaktırmıyorum da ben istedim kan vermeyi, illa bağış yapcam, yurda zor ulaştım; ama gidip dinlenince kendime geldim yani.Burada özellikle bir gün kan vermeye gittim; ama Fastan yeni geldim diye kan almadılar benden, e aktif olarak yurt dışına çıkıyorum iş için, anlayacağınız hiç kan veremiyorum.Hadi afrika dönüşü almasınlar tamam hastalık filan kapmıştır desinler; ama yani avrupa?



   Kan vermek istiyorum ben ya, niye böyle takığım bilmiyorum ama; herkes kan bağışı yapsın düzenli olarak onu istiyorum.Hem bir gün sizin veya çok yakınınızın da başına gelebilir yani, ayrıca sevap be, düşünsenize sizin verdiğiniz kan sayesinde biri hayata tutunuyor!.Eee o zaman kan bağışı yapıyor muyuz şimdi???

3 Ocak 2018 Çarşamba

Kötü Huylarımmm

    Merhaba!Dün kendimi az şımartayım  ne kadar harika bir insanım bir kez daha göreyim dedim:)Şımarttık bitti tamam; şimdi erdemli olup kötü huyları ifşa etme zamanı.


   1.Bağımlı kişilik tam da bugün sevgili Yurdagül abla o konu ile alakalı şu yazıyı yazmış.
   2.Karamsarlık, hemen her şeyin en kötüsünü düşünürüm, sanki benim hayatımda iyi bir şey olamazmış gibi.
   3.İnatçılık, bir şeye inat ettim mi kimse benim inadımı kıramaz( bazen aşırı sevdiklerim kırabiliyor; ama aşırı olması lazım)
   4.Somurtkanlık, bir somurttum mu bitmiştir gülmez o yüz, istediğiniz kadar şaklabanlık yapın, bir ara patronum bile bezdi benden.
   5.Sıkılganlık, çok heveslendiğim bir şey olsa bile belirli bir süre geçtikten sonra sıkılırım.
   6.Kıymet bilmeme, elimdeki değil de sanki hep komşudaki daha güzelmiş gibime geliyor.
   7.Ani tepki, ilk sinir anında asıp keserim, sonrasında puuff diye sönerim.
   8.Sabırsızlık, bir şey istediğim zaman ya da bana söylendiği zaman hemen yapılsın isterim, beklemeye tahammülüm yoktur.
   9.Kendi içimde yaşama,etrafımdaki herkesin şikayet ettiği konulardan biriridir, canım sıkkınken kendimi kapar, kimseye bir şey anlatmam ya da öyle bir gülerim ki çok nadir de olsa ağlamamak için güldüğümü farkeder bazıları.
   10.Savaşmam, çok yorulmuşsam eğer haklıysam bile karşımdakine tamam derim sonunda kendimin yanacağını bilsem bile.

    Bugünlük bence 10 kötü huy yeter, zaten çok takipçim yok olanı da kaybetmeyelim :)

Görüşürük.


2 Ocak 2018 Salı

İyi Huylarım - 1

   1 Ocak sabahı uyandım aa aa her şey aynı, hiçbir şey değişmemiş, savaş bitmemiş, herkes birbirini sevmemiş, olur mu amaa o kadar şey dilemiştim, bildiğin hiç oldu :)Şaka şaka tabiki de ansızın dünyanın pembeye boyanacağını düşünmedim, ne yazsam ne yazsam diye düşündüm, kendimi pohpohlayayım bari dedim, iyi özelliklerimi yazayım, siz de beni şımartın tamam mı, mutlu edin, mutlu olun felsefemiz bu olsun, bulaştıralım:)



   1.Hoşgörülü bir insanım, yani hemen yargılama yoluna gitmem, dinlerim anlamaya çalışırım.
   2.Uyumlu bir insanım, sırf ben sevmiyorum diye arkadaşlarımın sevdiği ve beraber yapmak istediği aktiviteleri baltalamam( bazen surat asabiliyorum; ama yapıyorum)
   3.Bana yapılan iyiliği karşılıksız bırakmam, yapabileceğim bir şey yoksa hediye alırım :)
   4.Bana ne yapmış olursa olsun karşımdakine beddua etmem, sadece ne yaşattıysan yaşa derim ya da Allah görüyor, o bilir ne yapacaığını :)
   5.Kin tutmam, ani bir şekilde sinirlenir sonrasında unuturum(bazen 1 saatten az bile sürüyor)
   6.Yediğim çanağa pislemem, artık uyuşmasakta daha önce ekmeğini yediğim, iyiliğini gördüğüm insana nankörlük yapmam.
   7.Yaşananlara saygı duyarım, ister eski sevgili, ister eski bir arkadaş olsun, yine de yaşadığımız güzel günler hatrına saygı duyarım, inatla kötüleri hatırlamak istemem ve de kötülemem.
   8.Yufka yürekliyim, çok kızsam da kıyamam kimseye.
   9.Paylaşmayı severim, ihtiyacı olana bir eşyamı vermenin yanı sıra çok isterse hediye de ederim(kardeşim ısrarla kot ceketimi istiyor; ama vermiyorum aynı zamanda, para verdim git al dedim banane :D )
   10.Kötülüğe kötülükle karşılık vermem, susarım.
   
   Tabiki de daha çok iyi tarafım var:D Bugünlük 10 tanesi ile idare edelim, daha sonra tekrardan kendimi över, şımartırım.Ha kötü özelliklerim de var; ama şuan yazasım yok:) Bir de kötü huylarını kabul etmek erdem işi yani, ben de erdemliyim şimdi Allah var:) ama hayııır bugün değil sonra yazacağım.

   Noel baba gelmedi bu sene, sanırım videodaki abi engelledi, puuu sana abi hediyeden ettin bizi :)



31 Aralık 2017 Pazar

Mutlu Yıllar

   Bugün her yerde 'son' paylaşımları vardı.Vay efendim 2017nin son toplantısı, son iş günü, partisi bilmem nesi.Yahu son kelimesini sorguladım, o kadar yani.Biliyorum son diye tadını çıkarmaya çalışıyorsunuz; ama üzülmeyin gençler 1 gün sonra yeni yıla giriyoruz diye bir şey değişmiyor, ha bazılarımız miladım olacak diyor, hatta hedef tablosu yapıyor yeni sene için, yapınız yani hırslandırabilir.

   Bu sene de yılbaşı kutlayan gavurdur, vay efendim Hristyanlar Ramazan kutluyor mu, ondan sonra kurban kesiyor mu diye yırtındılar da yırtındılar, amaaan diyorum alıştım artık bu kesime,laf anlatmaya bile çalışmıyorum.Noel 25 Aralıkta laa cahiller diye yırtınıyordum önceden; ama nee hahaayt.Bırakın kutlama yapmak isteyen yapsın ne var, biz yeni senenin gelişini sadece 31 Aralıkta kutlamıyoruz Hataylılar olarak, hicri takvim 14 gün geriden geliyor ya hani, hah işte sırf o yüzden 14 Ocakta bi daha yılbaşı kutluyor hatta normal bir bayrammışçasına hazırlıklar yapıyor küçüklere para veriyoruz.(ben ısrarla büyüklerimden almaya devam ediyorum).

   Boşverin gençler şu bu demeyi, ayrıştırmayı, mutlu olun, olumlu olun.Geçenlerde yakınmıştım size burada nergis yok diye, bugün arkadaşlarımla bir kafeye gittik, bir yere oturdular yok dedim oraya oturmayalım, kaldırdım yer değiştirttim, oturduktan sonra farkettim masada bardağın içinde nergis var!Gittiğimiz yer bir çiçekçi gibi, kafenin içinde bir sürü çiçek var, satın alıyorsunuz saksısı ile, hemen de ekliyorum fotoğrafı bakııın.





   Oradaki görevliye sordum devamı nerede almak istiyorum diye, gülümsedi bu çiçekler yok burada, bir bahçede gördük çok güzel kokuyorlardı, sadece bunları topladık ve bu masaya koyduk, başka masada yok dedi, ben bir sevindim, bir mutlu oldum, miiiss gibi kokuyordu.Çok tesadüfi oldu,self servis olduğu için kasada masa numarası veriyorlardı, bir baktım bana cağğnım Hatay'ın plaka kodunu vermişler:)
    İyi seneleriniz olsun arkadaşlar, tabikiiii KEŞKESİZ!Bu arada ben de ağaç süsledim,  oruçta tutarım ağaçta süslerim kime ne :)

   Ayy bir de bir önceki postumda paylaşacaktım bu viideoyu unuttum alakasız; ama ekliyorum, izleyiniz, gülünüz :D
    NOT:Bu fotoğraflar Sevda ablamın yorumu üzerine sonradan eklenmiştir:)



29 Aralık 2017 Cuma

Bana Öğrencilik Yıllarımı Versinler

   Özledim merkez, üniversite hayatını öğrenciliği özledim.O zamanlar öğrenciliği özlersin, bak tadını çıkar diyen bir arkadaşım vardı amaan ya derdim ne özlicem; ama işte özleniyormuş.

   Ne rahatmışız diye düşünüyorum şimdi.Bir kere sabahın köründen kalkıp, illa okula gitmek zorunda kalmıyorsun, çoğu derse canın isterse gidiyorsun, he devamsızlığı sorun eden hocalar da vardı tabi, onlarda da kullanabilen maksimum devamsızlığı kullanıyorduk.Senede 4 sınav haftası var 4 hafta sıkıyorduk dişimizi.En büyük derdimiz DC üstü almaktı amaan.Afyonda okudum ben, o sıralar haftanın en az 1 günü Özsüte gider pasta yerdik arkadaşlarla, nasıl seviyoruz, bir ara abartmıştık, hergün gidiyorduk.Özsüt ara ara özel pastalar üretiyordu, benim favorim hep olan bir pasta zaten 'karaorman fıstık'; ama arkadaş diyo yok ben o pastayı istiyorum, yok diyorlar adamlar ısrarla afyondaki şubelerde yok, bunlar araştırıyorlar en yakın Uşakta var, arıyorlar o pastayı ayırın biz geliyoruz diye, beni de arıyorlar Meltem hadi Uşak'a pasta yemeye gidiyoruz diye:) Böyle ani planlar yapabiliyorduk kafamıza göre, Afyonda kaldım 4 sene; ama toplasan kaç hafta orada kaldım belirsiz.

   İlk Muğla'ya gitmiştim.İlk sene yurtta kalıyordum, yurt sahiplerimiz aşırı tatlı bir çiftti, beni de çok severlerdi.Ben 2 gün üst üste akşam yemeğine inmedim(yemekleri beğenmediğimden), e sabah derslerim de erken değildi, öyle olunca kahvaltıya da gitmemiştim, bizim yurt sahibi Eray amca aramış babamı,Meltem'in canı sıkkın yemeklere inmiyor filan diye.Babam beni aradı ne oldu diye soruyor, sesi bir üzgün sanırsın ağlayacak, paran mı bitti para göndereyim diyor, sıkıldın mı git dedi Muğla'ya Şeyma'ya (liseden arkadaşım orada okuyor), hem kuzenin de orada, yok bir şeyim ya iyiyim diyorum, aynı zamanda kızıyorum Eray amcaya ailemi korkuttu diye, sonrasında iyi olmuş ya diyorum Eray amcaya sen ara ara bizimkileri mi arasan diye:)Hatta Muğlada gittiğim bir doğumgünü partisinde  ergenlik aşkım Kaan Urgancıoğlu ile tanışıp bayağı bir sohbet etmiştim; ama ergenlikmiş işte, geçen sene herkes ayıla bayıla Kara Sevda izlerken, oradaki çocuğun karizmasından bahsederken ben burnumu kıvırıyordum, sonradan aklıma geldi aa ben çok severdim, Kampüsistan diye bir dizi vardı da ben bu çocuğa bayılırdım diye.Oda arkadaşım Kütahyalıydı, markete gider gibi Kütahyaya gidiyorduk, annesini arıyorduk çayı koy biz geliyoruz diyorduk, sofra kurulana kadar biz oradayız, hele bir gün arkadaşımı aradım Ispartada okuyordu, ne yapıyorsunuz dedim, kısır yapıyoruz dedi nasıl özendim, bindim otobüse gittim kısır yemeye Ispartaya.Ne şehirler gezdim bee

    Oooof offff şimdilerde kendime ayırmaya zamanım yok.Zaten haftasonu olsun evde uyusam diye bekliyorum.Piyango çıksa da emekli olsam diye bir düşünce de aldı beni son zamanlarda; ama yok çıkarsa da komple emekli olmam, bi kafe açarım canım istedikçe oraya gider patronculuk oynarım; ama şöyle bir sorunumuz var piyango biletim yok :)Oooff off bu büyümek bana fazla geldi ya.

Not:Eve gittiğimde bulursam eğer Kaanla olan fotoğrafımı yükleyeceğiimm.


27 Aralık 2017 Çarşamba

Sosyal Medya Tehlikesi

      Selam sevgili okuyucu, bu yazıyı aslında dün yazacaktım; ama iş yerinde yoğun olunca bugüne kaldı, iyi de oldu; çünkü elime bir örnek daha düştü.Önceki gece arkadaşım aramış beni,  kendi adına instagram hesabı açılmış, üstelik onun kullandığı fotoğrafın aynısını kullanmış, onun arkadaşlarını eklemiş, saçma sapan mesajlar atmış biri.Arkadaşım da biliyor hesap patlatma işlerinden az biraz anladığımı, mesela geçenlerde kapanan hesabımı açtım.6 aydan uzun bir süre geçmişti instagram hesabımı donduralı öyle olunca da benim hesabımı kapatmışlar, kullanmıyorum zaten; ama inat ettim siz kim benim hesabımı kapatmak kim diye, kapatacaksam da kendim kaparım, uğraştım durdum sonunda hesabımı açtırdım.İlk bir baktım çoğu fotoğraf yok, 115 fotoğrafım var mesela sadece 100 yüklenmiş, ertesi gün birkaç tane, ondan sonraki gün birkaç tane daha yüklendi, hepsi bu kadar mıydı bilmiyorum, eksikliğini farketmezdim aslında; ama paylaştığım ilk fotoğraf babamla olunca ve de baktığımda görmeyince anladım, neyse zaten birkaç gün sonra bayağı arttı fotoğraflar.

     Arkadaşım bana ulaşamayınca savcılığa gitmiş, dilekçe yazmış oradan karakola derken yasal bir süreç başlatmış, aslında en mantıklısı o zaten.Bugün de başka bir arkadaşım aradı, hesabını hacklemişler, şifre değişmiş, e-posta adresinin şifresini söyle dedim, onu da bilmiyor oofff dedim girdim baktım kurtarma hesabı olarak kocasının e-postası verilmiş, kocası da artık kullanmadığından şifreyi unutmuş.Ben başladım sırayla ilk kocasının hesabını patlattım, oradan arkadaşın hesabını kurtardım, sonrasında instagram adresine eriştim tüm hesap şifrelerini bilmem neleri değiştirdim.Tamam ben bunu yapabildim de aslında ne kadar tehlikeli işler bunlar farkında mısınız, insanlar birbirlerinin fotoğraflarını kullanıp olmayacak işler yapabiliyor, kişileri rezil edebiliyorlar, daha önce siteden başka bir arkadaşım anlatmıştı, onun adına açılmış facebook hesabı oradan birileriyle mesajlaşılmış, kocasının bir arkadaşıymış mesajlaşılan kişi, bir de karşılık vermiş adam yani, sonrasından telefonuna mesaj atınca işin aslı anlaşılmış, valla burası Türkiye cinayet bile çıkabilir burada.Benim profilim  gizli mesela, arkadaşım olmayanlar göremiyor, e bir bakıyorum saçma sapan sahte hesaplar ekliyor.'Stalk' denen bir terim var, insanlar karşısındakine farkettirmeden takip ediyor, neler paylaştığını görüyor.Öyle hesapların arkadaşlık isteklerini hiçbir zaman kabul etmedim, etmem de eden niye eder onu da bilemiyorum ya da hesabını herkese açmak değişik geliyor bana.Bilmiyorum belki de göz önünde olmayı sevmediğim içindir, ya da fotoğrafımı kaç kişi beğenmiş derdine düşmediğim için.Bir arkadaşımın eltisi, arkadaşımın tüm arkadaşlarını ekliyor mesela, beni de ekledi, ayıp olmasın diye kabul ettim:D Arkadaşıma sordum neden hepimizi ekliyor diye, niye olacak beğeni sayısı artsın diye diyor.İnsanlar cidden mutlu olabiliyor mu öyle, bana tuhaf geliyor.Fotoğrafımı 250 kişi beğendi oooo şahaneyim, süperim.Ne bileyim ya cidden değişik, zaten daha önce şu yazımda bahsetmiştim insanlar iyice cılkını çıkardı, hayatlarını olmadığı gibi göstermeye başladı.Hele sözde mutasıp İnegölde bir instagram sayfası var ergenler sevgiilileriyle olan fotoğraflarını gönderiyor, sayfa da paylaşıyor, böyle birbirlerinin yanaklarını ısıyorlar falan Allahımm ya cidden çok değişik oldu.

   Sosyal medya öyle ya da böyle hepimizin hayatının içinde ve de bizi tehdit ediyor.Hayat kalitemizi sorgulatıyor ayrıca özelimiz de kalmıyor çoğunlukla.Bilmiyorum bu iş giderek çığrından çıkıyor.
  

23 Aralık 2017 Cumartesi

Hey Gidi Hey

    Ya sanırım ben büyümüşüm, yani ruhen daha eksiklikler yaşasam da yaş olarak büyümüşüm ya.Bunu farkedemiyordum ben.Mesela hala bıcır bıcır hoplaya zıplaya sekiyorum sokaklarda.Etrafımdakiler de ben küçüğüm, kardeşleriyim gibi düşünüyorlar sanıyordum.Mesela biri bana bak o sana yürüyor dediğinde yeeaaaa saçmalama o benim amcam yaşında ya, hem küçüğüm bana bakacak hali yok diyordum, e hala da öyle sürüyor sanıyordum neden; çünkü ben küçüğüm küçük!Heee küçüksün, ufalda cebime gir dediğinizi duyar gibiyim!Tamam artık ben de biliyorum, yaşlanmışım.

   Eveeet yaşlandığımı nasıl anladığımı anlatayım.Ruhuma gelen olgunluktan değil, biliyorum olgunum da:) , olgunluğun yaşla alakası yok.Aynı yerde çalıştığım arkadaş bana abla diyor, benim için normaldi, büyüktüm ondan, derece olarak üstüyüm e malum türkler pek profesyonel değiller hanım, bey demektense abla abiyi tercih ederler, ben de firmada bir patronuma Okan Bey diyorum, diğerleri hep abi abla.Takıldığım arkadaşlar  hep benden büyük, benden küçük kimse yok.Geçenler de arkadaşımın ofisine gittim, 3 çalışanın üçü de hoşgeldin abla dedi, aaa ooo kızı evlendirsen çocuğu olmuştu oğlanlar da kocaman zaten, nasıl yaa abla mı dediler bana, valla abla diyorlar, e zaten her zaman öyle diyorlardı neden şimdi takıldım ki.Bir de her zaman bana Meltem diye seslenen arkadaşımın oğlu bana Meltem teyze demeye başladı, her ne kadar teyze senin anandır desem de teyze demeye devam ediyor, inşallah annesi babasu teyze de diyorlar diye öyle diyordur, ben yaşlandığımdan değil.Bunları birden farketmeye başladım sanki, yani düne kadar kim bana nasıl sesleniyor pek önemsemezdim, sadece yenge lafından nefret ötesi nefret ederdim, onun dışında kim ne demiş takılmazdım.Saçımı da değiştirmedim, kıyafetimi de neden şimdi bir yaşlı görünümü verdim ki, düşündüm, ya Meltem zaten 27 28 yaşındasın, annen senin yaşındayken sen okula gidiyordun, ne sanıyordun da sen kendini diye gerçekleri tokat gibi indirdim suratıma,  ay artık gepis genç kız değilim ben ya, genç olan kardeşim artık hatta amcamın torunları bile genç kızlar oğlanlar oldu; ama ben artık değilim.Oysa daha dün gibi gözümün önünde 17,18 yaşım, aahhh ahhh deli gönlüm sen bunları da mı görecektin, teyzede mi olacaktın.

   Sanırım bayrağı teslim edeli çoook olmuş çok.Hele bazen böyle kocaman görünen kızların daha 18lik olduğunu öğrenince OHAA diyorum,  yani tamam ben minyon olduğum için ooo diyorum ben daha genç görünüyorum, gülüyorum; ama bu benim artık kocaman olduğum gerçeğini değiştirmiyor, onlardan 10 yaş büyüğüm ve de genç olanlar onlar.Ablayım ben abla.Neyse ruhum çocuk dyim de kendimi teselli edeyim zaten en önemlisi de o di mi amaa

Not: Kar yağmasın ya, yağacağını okumuştum ; ama kafamı kaldırıp görmek istemiyordum saat 10 da e artık bi kalkayım dedim, kalktım gördüm, tamam ikna oldum tamam kış geldi, offf.