Hakkımda

Fotoğrafım

Deneyimlerim, üzüntülerim
, dileklerim burada sizlerle:) neşeli ol, hayatını yaşa;)

31 Mayıs 2016 Salı

Hadi Oradan

Şu sıralar kadın - erkek kavramlarına fena takmış durumdayım.Bunlara sebep olanlar ise duyduklarım, şahit olduklarım, toplum, yargılar...Bir haber okudum mesela, namus cinayeti başlıklı, adam karısını defalarca kez bıçaklamış üstelik çocuklarının gözleri önünde, ha burda üstelik çocuklarının gözü önünde dememe aldanmayın, cinayet başlı başına bir vahşet.Öte yandan yakinen tanıdığım bir kadının başına gelenleri anlatacağım, eşi ile gittiği, çocuğunun okul yemeğinde halay çekerken başka bi adamın elini tuttu diye yerlerde sürüklenen, rezil edilen bir kadın.Evet rezil edilen bir kadın; çünkü çoğu insana göre bir kadın başka bir erkeğin elini tutmamalıydı,kocası haklıydı, o kadın iffetsizlikle suçlandı, işin asıl acı yanı herkes kadının kocası tarafından aldatıldığını biliyordu, kadınsa inkar ediyordu, neden?Neden kadın eline bir bıçak alıp defalarca saplamıyordu adama ya da silahı eline alıp alnının tam ortasından vurmuyordu, sinirleri mi alınmış yahu bu kadınların.Kaç haber okuyorsunuz kadının namus cinayeti işlediğine dair?Bu namus sadece kadınlarda mı var?Vajina demek, namus mu demek.Kaç kadın aldatıldığını bile bile neden susuyordu, erkektir yapar mı yoksa zihniyet?Hormonlar, şehvet, sevmek onlara mı özgüydü?Eşinden başka biri ile birlikte olmak erkeğe helal, kadına haram mı kılındı, ne zaman, nerde oldu bu?Biz kızmıyor muyuz öfkelenmiyor muyuz, bir silah bulup alnına dayamak istemiyor muyuz sanıyorsunuz karşımızdakinin, korkumuzdan mı yapmıyoruz sizce, o yürek yok mu bizde? HADİ ORADAN!!!
İnsanların güvenimi boşa çıkarmasından yoruldum dediğinizi duyar gibiyim.Kimseye güvenmeden yaşamak mümkün mü?O ya da bu sebeplerden ötürü zaman zaman hepimizin güveni kırıldı, canımız acıdı.Yeminler ettik belki de bir daha kimseye ama hiç kimseye güvenmeyeceğim diye, peki bu mümkün mü?Yani bir şekilde yapanlar mutlaka vardır; ama  ne bileyim biraz zor değil mi?Güvenmek aptallıktır diyen insanların aslında güvenecek bir insan aradığını hepimiz biliyoruz bence.Ben de öyle atıp tutanlardanım mesela, güvenmek mi bi daha asla diye; ama olmuyor yahu sanki kimse bana kötülük yapmak istemez gibime geliyor, ben kime ne yaptım ki beni sırtımdan bıçaklasınlar filan.Buraya kadar her şey tamam küçük kız tarafım, saf tarafım söylüyor bunları sonra öteki tarafım soruyor ya karşındaki karakteri bozuk biriyse diye.Hah işte orda tıkanıyorum.Derdin ne insanoğlu ya güven kırmak nedir?Hayır ben mükemmel değilim, kimse de değil biliyorum ama size güvenen birini hayal kırıklığına uğratmak bence bilmiyorum yazamıyorum bile o kadar kızıyorum çünkü.Hayat gelip geçiyor bir şey yaparken düşünün lütfen ve de sorgu ya lütfen biraz kendimizi sorgulayalım...

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Günlüklerim-6

Günaaaaydıınnn, sızlanmayın bugün pazartesi diye, hadi açın bakalım güzel kıpır kıpır bir şarkı, çay kahve seçimini size bırakıyorum ben çaydan yana kullandım tercihimi.Öyle diyorum diye beni dertsiz tasasız sanıpta aman bizim hayatımız öyle kolay değil demeyin bak, peşin peşin hüküm vermeyin.Ne derdiniz olursa olsun hiçbir şey ama hiçbir şey sizi o lanet karanlığa çekmesin, çıkak için çaba sarfedin, kendinizi kapamayın, herkesin yöntemi farklıdır ben yazıyorum müzik dinliyorum, kitap okuyorum mesela.Hem bakın sizler için ne var elimde


Bakınız bu benim atalarımdan biri:)Hatayda bulunan bir mozaik, diyor ki NEŞELİ OL, HAYATINI YAŞA.Benim sözümü dinlemiyorsanız eğer, onunkini dinleyin.Bugün de sevin, bugün de affedin; çünkü canlarım daha haftanın başındayız evet; ama sonunu kaçımız görür meçhul.

27 Mayıs 2016 Cuma

Hadi bugün egolarımızdan bahsedelim.Evet evet bizi kasıp kavuran egolarımızdan.Şöyle ki fark edemesek bile konuştuklarımız,seçtiklerimiz,verdiğimiz tepkiler aslında hep egomuzu yansıtıyor.Bazen o kadar kontrolden çıkıyoruz ki,başkalarının bize dair fark ettiği ufacık değişimin bile farkına varamıyoruz.Ahh ego her yerde!Hele ki sevmediğimiz bi insanın yaptıkları!Doğru yapsa bile bizim için yanlıştır,gittiği yollar bize hep terstir.Aslında çoğumuzun öyle büyük ve gereksiz bi egosu var ki,basiti kabul etmez.Ne kadar zor olursa o kadar büyük meydan okuma olur ve fazlasıyla tatmin oluruz.Neden egolarımızın bizi bu şekilde yönetmesine izin veriyoruz bilmem kii,ehh çoğumuz farkına bile varamıyoruz ama farkında olanımız da yaşadığı hazla o kadar tatmin olmuştur ki…Bazen sırf o gösterişli egomuz incinmesin diye kaybetmeye razı oluyoruz.Ahh ne aptalca,ne gereksiz ve bunun farkına ne kadar geç varıyoruz.Ha bi de özgüvenle karıştırırsak.Şunun farkına varalım lütfen özgüvenin birilerine bir şeyler ispatlama gibi bir çabası yoktur.Küçük şeyler özgüvenimizin yerine gelmesine yardımcı olur ama ego öyle bişeydir ki cilalanmadığı sürece bizi mutlu etmez:)Egolarımızın bizi yoldan çıkarmasına izin vermeyelim lütfennn,istediğiniz ‘bazı’ şeyleri yaparsanız o mübarek egonuz zarar görmez!

NOT: daha söyleyecek çok şeyim var ama burası için yeterli :D

Günlüklerim-5

    Dün o kadar şikayetlenmiştim, ben evdeyken yağmur yağmıyor bi keyif yapamıyorum diye; ama şuan balkonumda oturuyorum, misler gibi yağıyor bir de sıcak çayım var.Hayat sana güzel diyorlar bazen, evet valla bugün bana güzel.

    Bazen bir hüzün oluyor içimde, bi anda beliriveriyor, sonra dağılıyor.Ne çok değişiyor hayatımz öyle değil mi, bazen nefret ettiğimiz insanlar bi bakıyoruz en sevdiklerimiz olmuş, bazense en sevdiklerimiz en uzağımız.Beni üzen şey gitmeleri değil, güvenimin boşa çıkması, sırtımı yasladığım duvarın aslında hiçbir zaman duvar olmamış olması.Bir, iki, üç... milyon kez de olsa uslanmıyor bu deli kalbim, güvenilmeyecek kişilere açıyor en derinini.Üzerinde çok durmuyorum bazı şeylerin, sıkmıyorum canımı boyuna; ama anlamlandırmak istediğimde kafam allak bullak oluyor.İnsanlar sevdiklerini iddia etikleri kişileri nasıl o kadar fazla üzüp hayal kırıklığına uğratabilir ki?Bir ben miyim kendimden çok karşımdakini düşünen,ulan yıllar önce bi sevgilim vardı, çocuk beni terketti; ama canı nasıl sıkkındı, ben tabi üzülüyorum bi yandan ama çocuğun dertli olmasına üzülmüş, en yakınındakileri aramış destek olun demiştim ki aşık filan da değildim hani, bak şimdi tebrik ettim kendimi, aferin bana keşke benim gibi olsanız:)

   Uzatmayacağım şurdan bağlıyorum olayı başınıza her ne gelirse gelsin can yakmayın, bekleyin Allahından bulsun deyin, benliğinize girmesin kötü düşünceler, intikam planları; çünkü bunlar sizi kirletiyor ve bedeninizi ağırlaştırıyor.Kendinize çok iyi bakın, sevgiler...

26 Mayıs 2016 Perşembe

Sen de Kimsin?

   Bugün size çok kullanılan cümlelerden birini tanımlayayım diyorum.İşte o cümle : 'Seni artık tanıyamıyorum!!! '.Tanıdık geldi mi?Kafamızı biraz çok değil az biraz zorlarsak eğer hayatımızda en az 1 kez ya birine söylemiş olduğumuzu hatırlarız ya da bize söylendiğini.Sevgililerden mi yola çıkayım arkadaşlardan mı aileden mi?Imm şey sanırım sevgililikten yola çıkmayı seçiyorum.Bir ilişkiye başlıyorsunuz her şey çok güzel, karşınızdaki meziyetlerinizi övüyor filan derken ufaktan acaba şuna yapmasan mı, şuraya gitmesen mi, tepkin böyle olmasın diye girerken zaman geçtikçe emirlere dönüşüyor, e bi bakıyosun sen de seviyosun kırmak istemiyorsun, e iyi madem diyorsun onun için katlanayım e şunu da yapmayıvereyim.Zaman geçiyor bi bakıyosun lan bu benim kılığıma bürünmüş insan kim demeye başlıyorsun içten içe; ama karşındakini kırmayacaksınya sesin çıkmıyor, e sonra bi zaman geliyor karşına geçip diyor ki, vay efendim sen çok değiştin, ne biçim bir insan oldun da bilmem ne'.Lan it, bunları sen istemedin mi, beni bu hale getirene kadar sen uğraşmadın mı', desen de yok.

  Şimdi size bir soru, madem karşınızdakinin haraketlerini, tavırlarını beğenmiyorsunuz neden başlıyorsunuz bir ilişkiye, ha ben onu yavaş yavaş değiştiririm diyorsanız tamam; ama değiştirdikten sonra da vay efendim sen niye böyle oldun demeler neden?Ha unuttum sanmayın, işin bir de öteki yanı mevcut.Kendini hiç olmadığı biri gibi gösteripte ilişki devam ederken hayvanlaşan insanlarımız da mevcut.Onlar ne çakallar ne çakal.Kendime bağlayana kadar öyle tatlı tatlı davranayım da sonrasında görür o mantığı malesef ki çok ama çok fazla insanımız var.Şimdi biz bundan ne anlayalım, karakteriniz biri ile ilişki yaşayabilcek kadar iyi mi değil, yoksa karşınızdakini bastırmak altta kalmamak için mi bu tavırlar hareketler?Onu bunu bilmiyorum da benden bir tavsiye, kendiniz olun, öylesi çok daha iyi, isteyen gelsin, istemeyen ...

Günlüklerim-4

    Selam millet, bi baktım buralara yazmayalı çok olmuş, nedenini açıklayayım günlerdir deli gibi sizlerin bloglarını okuyorum, aslında içimde bir enerji patlaması var, yerimde duramıyorum, durduğum yerde dans ediyorum.Hatırlar mısınız bilmem eskiden çılgın bediş vardı, bizim deli kız sürekli hayallere dalardı, ha işte bugünlerde ben de öyleyim, araba kullanıyorum mesela müzik dinliyorum, her şarkıda ayrı bir alemde ayrı bi hayaldeyim, bi bakıyorum öndeki arabanın dibine kadar girmişim, son anda bi fren bi panik, gülme geliyor.Aslında canım sıkılmıştı; çünkü annem bana gelmişti bir hafta kalınca iyi alışmışım varlığına, o gidince ev bi sessiz geldi :( Havalar malum, yazdan eser yok, gün içinde yağmur yağıyor deli gibi, işteyken plan yapıyorum eve gidcem hemen balkonuma çıkcam alcam elime kitabımı çayımı yağmur sesi eşliğinde huzurla dolcam, tabi gün boyu deli gibi yağan yağmur benim yatağımdan çıkmamı işkence haline getiren yağmur akşam keyif yapcaz diye yağmaz oldu, neyse diyorum ben de, yağmur olmayabilir ama benim yine de çok şirin balkonum var(aldığım her çiçeği öldürsem de).Yaşadığımız her anın tadını çıkarabilmek dileğiyle, sevgiler


20 Mayıs 2016 Cuma

Tüm Suç Kadında

Aşk!Tutku!Delilik!...Bunların hepsi erkeğe ait öyle değil mi?Severler, sevince dokunmak isterler, sahiplenmek her şeyden herkesten soyutlamak, ellerinden gelse sadece onların görebilmesini sağlamak, bazen kıskançlıklarından, bazen karşılarındakini masum bulmalarından ya da başka bir sebep.Erkeğin her zaman bir bahanesi vardır.Aslında bunun ana sebeplerinden biri yaşadığımız toplumdan kaynaklanmaktadır; çünkü  ne yaşarsa yaşasın bunların hepsi erkeğe mübah kılınıyor.Bekarsa ve türlü türlü kızla beraber oluyorsa eğer gençtir yapar derler, kızlara demediklerini bırakmazlar.Evli ve başka biri ile beraberse ya evdeki kadın şeytandır ya da başka bir şeytan onu yoldan çıkarmıştır.Her ne olursa olsun asla ama asla o ulu erkeklerimize laf ettirmeyiz, her durumda kadın suçludur. namussuz olan da kadındır, utanmaz olan da.Ve işte basit erkek bunlardan güç alan erkektir.Ortam kurulduğu anda ooo nasıl koydum ama beyler, bi siktim... der geçer.Gülüyorum bakın işte tam burada gülüyorum.Namus sadece kadına ait bir şey değil bunu bir öğrenemediniz, yaşadığı şeyleri anlatıp kızı namussuz olarak nitelendiren erkekler dönüp kendilerine baktıklarında en büyük namussuzun kendileri olduğunu görsünler.Onlar aşık olunca, sevince dokunmak isterler; ama dokunmak isteyen kadın orospudur, seviyesizdir ve daha türetecekleri nice sıfata sahiptir.Ama şunu unutuyorsunuz bizler, biz kadınlar da aşık oluyoruz, bizler de sevdiğimiz için delilikler yapıyoruz, bazen her şeyi herkesi karşımıza alıyoruz ve kimsenin sırtımızı sıvazlamasını beklemiyoruz.Gerçek bir aşık gibi davranıp tüm okların hedefi olacağımızı bile bile yol alıyoruz aşkımıza.Şanslı olanlarımız  karşılığını alıyor, şanssız olanlarımız ise karakterin gıdım uğramadığı kişilerle yaşadığı ilişkinin ardından şu cümleye maruz kalıyor,' nasıl koydum ama'.Sevinin ey basit insanlar; çünkü sadece basit insanlar böyle şeylerle kendilerini avuturlar.

19 Mayıs 2016 Perşembe

ve Meltem

Bu hayatta neyin önemli olduğunu düşünüp duruyorum uzun zamandır.Canım da yandı herkes gibi, mutlu da oldum, şımardım da.Her duygu insana özgü.Başarılarım da oldu başarısızlıklarım da; sevdiğim özelliklerim de var sevmediklerim de; ama ben en çok hangi özelliğimi seviyorum biliyor musunuz?Gurur budalası olmadım mesela.Sevdim korkmadım söyledim, acı çektim ağladım gocunmadım.Duygularımı yoğun bir şekilde yaşadım.Kırıldım kırmadım, gösteriş manyağı olmadım, kimseye kendimi ispat etmeye, beni övmelerine ihtiyaç duymadım.İnsanları menfaatlerim doğrultusunda kullanmadım, dün çiğnediğimi bugün tükürmedim.Her ne yaşadımsa kimsenin arkasından sallamadım onu küçük düşürecek şeyler yapmadım.Sonra durdum düşündüm, zenginlikti bu, aksini yapan buram buram basitlik kokan insanlardan değildim, gülümsedim.Ailemden, beni karşılıksız seven insanlardan sonra sahip olabileceğim en değerli şey benimdi, o şey karakterdi.Biliyorum yaşadığım süre boyunca imtihanlar olacak hayatımda; ama sen yine de asil insanlara rast getir beni Allahım.

                                                                                                                           6 Nisan 2016

17 Mayıs 2016 Salı

Kanmayın Her Seni Seviyorum Diyene

21. yüzyıl hastalığı mı desem ne desem bilemedim; ama günümüzün belki dünümüzün de en çok konuşulan konularından birine değinmek istedim.Yanar döner aşklar.Ahh aşk deyince bir iç çekiş duyuyor gibiyim:)Bazen terkedeniz, bazense terkedilen.Aşkı hep en güzel cümlelerle tanımlamaya çalışırız beraberken.Seni seviyorumlar, kimse senin gibi değiller, başkasına böyle bakmadım bakamamlar...Bir coşku oluyor içimizde hem de kocaman neyse işte yine bir zaman geçiyor ayrılınyor derken bir bakmışsın daha dumanı tüten 'aşkınız' bitmiş, üstelik yerinize başka aşklar bulunmuş.Hah işte al sana bir düğüm, çöz çözebilirsen.Başlıyor soru geçitleri.Vay efendim beni ne çabuk unuttu da, yerime başkasını nasıl koyar da, bizim aşkımız sonsuzdu da ne oldu böyleler.Ben söyliyim, aşk falan yoktu, aşk olsaydı eğer yerinize çok çabuk başka birileri konmazdı.Malesef çoğu insanımız, dikkat ederseniz kadın erkek demiyorum, karakteri oturmadığından mı diyim sevmeyi bilmiyor mu diyim herneyse, bir bakmışsın sana aşığım diyor, ertesi gün ötekine.Böyle de yanar dönerler işte, ama ne yapabilirsiniz ki ilacı yok bu hastalığın.Tam da bu sırada karıştırılan bir ikili daha çıkıyor meydana, aşk ve şehvet.Evet evet kesinlikle aşk ve şehvet karıştırılıyor, insanlar  sadece şehvet duydukları bir kişiye aşık olduğunu sanıyor.Şehvet duyulan kişi belki sizsiniz ve bittiği zaman terkedilen, sonra da aşkımız neden bitti diye ağlayan.Sakin olun önce o ağlamaları bir kesin ve düşünmeye başlayın, tamam belki de siz aşıksınız ona bir şey diyemiyorum batırın tırnaklarınızı derinize ağlayın biraz; ama ardından yine aynı şeyi söyleyeceğim, sakin olun.Aşk ve şehveti karıştıran bir insanla birlikte olmak istediğinize emin misiniz?Sizi sadece yatakta memnun edebilecek bir insanla bir ömrü nasıl geçirebilirsiniz Allah aşkına biraz makul olun lütfen.Gözlerinizi birkaç saniyeliğine kapatın ve derin bir nefes alın, şimdi de şunun farkına varın, bir size bir öteki kişilere aşk sözcükleri döşeyen karaktersizlerden olmaz.Kendinize iyi bakın, her zaman söylüyorum hayat kısa ;)

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Bir Güzellik Yap Kendine

Bir güzellik yap kendine ve sadece sahip olduklarını düşün; mutlu ol onlarla.Sahip olamadıkların üzülsün, senin olamadıklarına.Bir güzellik yap kendine, keşkeleri hiç düşünme, mutlu ol seçimlerinle.Bırak keşkeler üzülsün senin seçimlerine.Bir güzellik yap kendine, her yeni günü senin günün ilan et ve şımart kendini olabildiğince.Bırak dünler üzülsün seçilmediğine.Bir güzellik yap kendine, kalbinde daha da büyüt sevgisini, sevdiklerinin.Bırak sevmediklerin üzülsün kalbinde yer yok diye.Bir güzellik yap kendine, sev kendini kimselerin sevmediği kadar, mutlu ol varlığınla.Bırak seni sevmeyenler üzülsün, yüreklerine sığamayacak kadar büyüksün diye.


                                                                                                                        Paul Auster

14 Mayıs 2016 Cumartesi

Değer mi Küsmelere

Ölüm gelip duruyor aklıma ne zamandır.Her yerde okuyoruz, ölüm var sonunda, kırmayın dökmeyin birbirinizi diye, okuyup geçiyoruz ama üzerinde durunca düşününce ne kadar haklı olunduğunu anlıyoruz.Bazen yaşama sebebimiz dediğimiz kişiler bile bi bakıyoruz puff.O zaman birbirimizi üzdüğümüz, mutlu olamadığımız zamanlar geliyor aklımıza.Ne uğruna diyoruz, ne elde ettik kalp kırmakla, küsmelerle.Sayılı gün yaşıyoruz, sonsuza kadar beraber olamıyoruz şuan bile birimizdn biri gidebilir, yeter artık ya.Bunaldım, gerçekten çok bunaldım küslüklerden, kalp kırmaktan, egolardan.Kendi adıma söylüyorum,hepinizi affediyorum.Kalp kırdıysam eğer özür dilemesini de bilirim, beni küçültmez bu durum aksine yüceltir.Ben ölüm diye bir gerçeğin olduğu bu dünyada geçen günlerimi insanlara küserek geçirmek istemiyorum.Size de aynısını yapmanızı öneriyorum, unutmayın sıra yok bu işlerde ve hangimizin ne zaman gideceği belli değil

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Her Vazgeçiş Bir Gidiş



 Gitmek vazgeçmek olarak anlaşılır çoğu zaman,oysa vazgeçişler gitmekten daha ötedir herzaman.Kavgalardan korkulur hep; ama kavga etmek mücadele etmektir, ağzına tükürüyorum ama gitme ,bi açıklama yap bizi bu durumdan kurtar demektir. Bir insanın bağırmalarından çok susmalarından korkmalıyız bence; çünkü susmak kabullenmek,vazgeçmek ve ben gidiyorum demektir.Yanı anlayacağınız suskunluklar ağırdır, derindir.Size deli gibi değer veren biri artık susuyorsa durun ve ‘ben ne yaptım’ deyin.Aslında artık olanlarında bir önemi yoktur;çünkü susup gitmek isteyen insanda sadece yorgunluklar  vardır ve bahaneler değersizdir.Kimseye akıl vermek bize düşmez ama belki dinlemek istersiniz, kimseyi susturacak kadar üzmeyin; çünkü insanları  hayal kırıklığına uğratmakta insanlık suçudur.

9 Mayıs 2016 Pazartesi

Zor Zamanlara Dikkat

Zor zamanlarınızda hayatınıza kimi alacağınıza dikkat edin; çünkü bu zamanlar en hassas olduğunuz ve kendiniz gibi davranmadığınız zamanlardır.Kırılgansınızdır, yaralısınızdır ve canınız o kadar yanıyordur ki her şey size ilaç gibi görünebilir ve bu yüzden karşınıza çıkacak kişi veya kişilerin size yaklaşma amacını anlayamazsınız,onların ne derece ‘samimi’ olduğunu bilemezsiniz,zaten samimiyetsiz ve sizi kullanma çabası içersindeki insanlar ne derece yaralı olduğunuzu göremezler ya da görseler bile kendilerini ilgilendirmez.Evet acınızdan faydalanmaları size mide bulandırıcı ve adice görünebilir; ama gerçekler hep öyle değil midir ki?Yanınızda birileri olsun tabi bunlar en yakınlarınız en sevdikleriniz olsun;ama kimseye muhtaç kalmayın ne olursa olsun tek geldik tek gidiyoruz…Ha bide hayat çok kısa unutmayalım;)

3 Mayıs 2016 Salı

Baba Tavsiyesi

Küçükken, babam herkese güvenme her şeyini anlatabileceğin az arkadaşın olsun derdi.Kızardım kendimce neden babam benim çok arkadaşım olmasını istemiyor,kıskanıyor mu acaba diye düşünürdüm.Yıllar geçti güvendiğim çook çoook güvendiğim insanlar oldu,onlarla güldüm eğlendim ama bi baktım ağlarken yoklardı,umudumu kaybetmedim herkes öyle olamazya dedim güvenmeye devam ettim ama ne hata etmişim,zor günümde yanımda olup ben varım demek ne kadar zormuş.Öğrenmek zor olmuyorda,kabullenmek çok ağır oluyormuş.Beni güçlendiren herkese teşekkür ederim cidden :) siz olmasaydınız şuan hala birileri arasında beni rahatlatsın diye beklerdim

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Günlüklerim-3

Haftasonu bi gideyim de deniz havası alayım, eş dost göreyim dedim.Hem uzun zamandır da çok sakin takılıyordum, biraz hareket tempo olsun hayatımda.Bindim İnegölden arabama gidiyorum, ha bu arada eğlenceli bir şeyler de anlatayım.2 genç el etti arabama, çok belliydi turist oldukları zaten bu yüzden aldım da denilebilir; kızmayın bana korkuyorum biraz bizimkilerden.Sohbet muhabbet nerden geliyorsunuz, ne yapıyorsunuz filan diye muhabbet ediyoruz.Slovakyalı 2 genç, binmişler gelmişler otostop çeke çeke ülkemi geziyorlar, çadırda kalıyorlarmış.O an varya derin bi nefes çektim, oh lan dedim bu zamana kadar bir şey yapmamışlar onlara, malum ülkem o yönden temiz sayılmaz pek.İçimden de düşünüyorum o arada, erkek arkadaşımı alsam bassam gitsem yurt dışına ne olur diye.Korkar mıydım acaba, ne bileyim çadırda yatmaktan korkardım herhalde biraz ya da ııımm yanımdakinin beni koruyabileceğine emin olursam bir şey olmaz belki; ama tabi mahalle dedikodularını duymamamız lazım.Neyse işte, İstanbul'a gideceklermiş, benim de İstnabul'a gideceğimi öğrenince pek sevindiler ama aa ooo, ben feribotla gidecektim, ne yapsam diye düşündüm hemen girdim bineceğim feribota baktım dolu, tabi Meltemim ben hemen pes eder miyim illa bi yol bulcam, başka bi deniz otobüsünden yer buldum, aldım biletlerini.Yüzlerindeki mutluluk çok güzeldi, bazen sebepsiz iyilik yapmak ekstra iyi hissettiriyor insana.İstanbul'a vardım, her şey iyi güzel, gülüşmeler filan.Cumartesi sabahı Beşiktaşta kahvaltı, sahil gezmesi,Taksim, Beşiktaş pazarı ha bu arada söylemeden geçemeyeceğim, Beşiktaş stadı harika olmuş be, çok güzel yerde bir de manzaraya gel.Galatasaraylı olsam da Çarşıya saygımız büyük.Uzun zamandır o kadar yürümemiştim, o kadar insanla iç içe olmamıştım, mutluydum akşamına ailece yemek filan.Pazar oldu plan yapıldı tabi ailece hep beraber gezilecek ama sayımız 20 kişi, e İstanbul kalabalık bir de 1 Mayıs pazar.Ay boğdu birden İstanbul, aile ile olmak güzel de cidden İstanbulda yaşayanlara çok üzüldüm o an.Plan yapmak hoş güzel de abi o ne kalabalık, o ne trafik ayy.Tempoyu seviyorum evet ama çok boğucu bee, iyi ki kaçmışım oralardan.İstanbullular size Allahtan sabır diliyorum yahu.İyi haftalarınız olsun