Hakkımda

Fotoğrafım

Deneyimlerim, üzüntülerim
, dileklerim burada sizlerle:) neşeli ol, hayatını yaşa;)

14 Ocak 2017 Cumartesi

Eid Mubarek

   İyi bayramlaaaarr.Hayda şimdi ne bayramı deli mi bu ne demeyini ha deliye her gün bayram o ayrı; ama biz her sene 14 Ocakta bayram kutluruz, ha bu arada biz derken Hataylıları kastediyorum.Şimdi girişeyim açıklamaya.

   Ras-el seni (yeni yıl, kalendes bayramı), arapça bir kelime olup, sene başı anlamındadır.Rumi -Şemsi(güneş) miladi takvime göre ayın birine denk gelir ve her sene 14 Ocakta kutlanır.

   Ras-el Seni günü Hz Musa(a.s)'nın Ben-i İsraili firavunun zulmünden kurtardığı gündür.İd-il Kalendes olarak da kutlanır.Ben-i İsrail, İsrail oğulları demektir.

   İsrail, Yakub(a.s)'un lakabıdır.Onun nesline Yakub nesli veya Yakub oğulları yerine İsrail nesli manasında İsrail Oğulları denmiş ve o şekilde şöhret bulmuşlardır.14 Ocak sabahı küçükler büyüklerin ellerini öper(ki el öpmekten nefret ederim), büyükler küçüklere hediye, harçlık vb. verir.Ras-el seni(sene başı) geçmişten bugüne geleneksel olarak gelmiştir.Toplumumuzun birbiriyle kaynaştığı özel bir gündür.Dini bir bayram ve yılbaşıdır.Hz Adem'den itibaren kutsal kitaplarda tanınan ve bilinen bütün peygamberleri kutsar.Bütün peygamberlerin zahir günlerini, zaferlerini, kutsal dinlerin tanıdığı özel günlerini bayram telakki ederler.Kuran-ı Kerimde de 'Peygamberler arasında fark göstermeyiniz' şeklinde ayet yer almaktadır.

Ben-i İsrail, hiç iyilik bilmez, Allah'a en asi ve en nankör millettir; Hz Musa(a.s)'nın dünyaya teşrifleri ve Beni İsrail'e peygamber olarak gönderilmesi, işte Beni İsrailin yaşadığı bu en kötü yıllarına tevafuk eder.Hz Musa (a.s) 80 yaşlarına geldiğinde Mısır firavunu El-Velid Mus'ab dı.Hz Musa (a.s) Beni İsraili firavunun zulmünden kurtarmak için çok uğraştı.Sonunda gizli olarak bir gece onları şehirden dışarı çıkardı.Firavun sabah haber alınca ordusuyla beraber peşlerine düştü, Kızıldeniz'e kadar kovaladı.Hz Musanın duası ile denizde, Yahudilerin 12 fıkrası adedince 12 yol açıldı ve bu yollardan karşıya geçtiklerinde firavun ve ordusu tam bu yolların ortasına geldikleri sırada, dağ gibi dik duran sular tabiatına dönüp birbirine kavuşunca, firavun ve ordusu burada boğuldular.

   Hatayda bir haftadır bu bayram için hazırlıklar yapılıyor, çiğ börek tarzında bir börek ve içli köfte vardır neredeyse her evde.Bi hafta boyunca bitmez zaten herkes yaptığı için, Allah rızası için bi patates kızartın ya deriz:) Sabah erkenden tüm ailemi akrabalarımı aradım, tabi uzakta olunca buruk geçiyor; ama hiç üşenmedim güzel güzel giyindim süslendim sonunda işe geldim; ama olsun.İyi bayramlar diliyorumm ve bir kez daha söylüyorum seni seviyorum Hatay :)


   Şarkı bire bir uymamış olabilir; ama bugün bayram erken kalkın çocuklar :D

12 Ocak 2017 Perşembe

Bazen

   Her şeyin üstünüze üstünüze geldiği, kendinizi kocaman sonu olmayan bir boşlukta hissettiğiniz, kendi gözyaşlarınızla yüzünüzü yıkadığınız an, içinizi ısıtan kareler beliriveriyorsa eğer aklınızda, her şeye rağmen içinizde nefret barındırmıyor ve gülümsüyorsanız eğer zenginsiniz demektir arkadaşlar.

   Bugün böyle tavsiye veresim var.Korkmayın mesela, gurur iyidir; ama sonunda iyi şeyler olan durumlar için boş gurur yapmanın alemi yok.Sevin, aman sevgimi çok belli etmeyeyim kaçmasın derdine girmeyin, yaşanacak ne varsa doya doya yaşayın.Yarım bırakmayın bir şeyleri mesela ve eğer bir gün gidecek olursanız ah almadan gidin.Durum ne olursa olsun haksızlık etmeyin kimseye, yanlışları gördüğünüz kadar doğruları da görün.Dinlemeyi öğrenin, dinlemek o kadar önemli bir şey ki, çoğumuz karşımızdakini dinlemediğimizden büyük ve yanlış kararlar alıyoruz.Kapınıza gelen birine öfke savurmayın, konuşmak isteyeni azarlamayın ki insanlar sizinle konuşmaktan korkmasın, size gelecekleri zaman gazabınızdan kaçıp vazgeçmesinler.

   Birden aklıma geldi, döküverdim buraya.Umarım herkesin aklı kendine demezsiniz, varsa eğer tavsiyeleriniz lütfen siz de yazın.

   Bu şarkı benim için çok başkadır, daha önce de dinlettim; ama bu yazımda da paylaşmak istedim.

11 Ocak 2017 Çarşamba

Düşmedim kii

   Kar yağdığı romantiklikte kalmadı sevgili okuyucu.O üzerine kendimizi attığımız(ben asla atmadım) yumuşacık karlar yerini taş gibi sert buzlara bıraktı.Evden çıkarken pek sıkıntı yaşamıyorum, arabamı olabildiğince kapıya yakın parketmeye çalışıyorum bi de arabam kayar diye dip yerlere parketmiyorum, kendime güvenmediğimden değil de işte, önlem almakta fayda var:)

   İş yerinin kapısına geldiğimde kapıyı tıkayan kocaman bi tır gördüm, yüklemeye gelen araç giriş kapısının önünde durmuş fabrikanın içine ilerleyemiyor bile.Ben de aracımı dışarı parketmek zorunda kaldım.İşte o an mücadelem başladı.Çıkış kapısı ile bizim binanın arası 100 metre bile değil; ama bir türlü ilerleyemiyorum, sağlam tırtıklı botlarım kar etmiyo, önce bir sağa savruluyorum sonra toparlıyorum, tam dengeyi buldum derken bu kez tekrar öne doğru sallanıyorum yine düşmeden kurtarıyorum paçayı.Allahımm ilerleyemiyorum, ofistekiler cama çıkmış bana bakıyorlar üstelik fotoğrafımı çekiyorlar, düşerken yakalayacaklar akıllarınca.Sen büyüksün Allahım diyorum güldürme beni bunlara yoksa akşama kadar kurtulamam dillerinden.Kaymayı bilmiyorum demiştim ya valla kendime haksızlık etmişim , az daha çalışsam takla bile atarım(?)

   Bugünü de ucuz atlattık, yani inşallah eve girene kadar bir şey olmazsa:)

Ayy gülmemeye çalışıyorum; çünkü biliyorum başıma gelir :D

9 Ocak 2017 Pazartesi

Surat Asma Yanlış Anlaşılırsın

   Eveet sevgili okuyucu merhabalar.Her yeni günde bir şeyler öğrenip uygulamaya çalışmaya devam ediyoruz.Size az biraz olan suratsızlığımdan(belki de çok) bahsetmiştim.Bazen ben farkında olmadan suratım düşmüş oluyor, yani öyle bir kaptırıyorum ki kendimi düşüncelere ohoo.

   Dün kardeşimi yolcu ettim öğle saati sularında, daha fazla dayanamadı güzide İnegölümüze:)Etek giyiyo çıkar onu burası İnegöl diyorum, makyaj yapıyor abartma dikkat çekici olur diyorum, bunaldı tabi, abla ben gidiyorum dedi ve gitti.Biraz da onun için yapılan pazar günü gezimize onsuz devam ettik.Burada at çiftliği varmış, yani olduğunu biliyordum da hiç gitmemiştim oraya gittik, dizimize kadar kar var, tabi benim gibi maki bitki örtüsü bodur insanların dizine kadar geliyor.O arada siteden komşularım geldi sevdiğim,kız kıza oturduğumuzu görünce o da yanımıza geldi.Uzun masada oturuyorduk öteki 2 arkadaşım benden biraz uzakta sohbet ederken ben dalgın bi şekilde bir yere odaklanmıştım.Gülerek bana baktı, seni anlıyorum dedi, Meltem'e zaman geçsin, kötünün iyisi bu diye düşünüyorsun di mi dedi, şaşırdım.Suratın asık, asma, asarsan eğer arkadaşların üzerine alınır dedi, farketmemiştim o ana kadar, evet kızlar bi yerde erkekler bir yerde oturmuştuk; ama muhabbet etmemiştim hiç.Gülümsedim ona, o da aynı şekilde öyle.Karnımız çok acıktığından eve gitmeye karar verdik, ben de suratsızlığımı affettirmek için 2 arkadaşımı da az biraz kara buladım, arabada müziklere ben de eşlik ettim, Meltemce özür bu:)Akşam yine kızlarla mutfakta oturup sohbet ederken bu surat asma üzgünlük meselesi açıldı,arkadaşlarımdan biri hep makyajlıdır, komşuları soruyormuş senin hiç üzüldüğün makyaj yapmaya halinin olmadığı zaman yok mu diye, ne diyor surat asmamı mı bekliyorlar.O arada öteki arkadaş, kötü bir şey dedi, ben de yapıyordum canım sıkılıyordu, surat asıyordum, farketmiyordum; ama karşımdaki yanlış anlayabiliyordu diye.O an ben de düşündüm yani beni yanlış anlamayacaklarını düşünüyordum; ama haklılar kimse kimsenin suratsızlığını çekmek zorunda değil.

   Dünden aldığım derste bu oldu.Surat asmıcam demiyorum, bazen farkında olmadan yapıyorum; ama dikkat etmeye çalışacağım ve de ortam bozmamaya, e yani kimse beni çekmek zorunda değil canım.
Harun Kolçak enfes bir albüm hazırlamış, enfess

7 Ocak 2017 Cumartesi

Kar Felaketi

   İçerde oturup romantik romantik yağışını izlediğim sürece  bir sıkıntı yaşatmaz bana kar; amma velakin dışarı çıkmam gerektimi tanrım kriiiizz.Sabah uyanıpta arabamın yağan kar yüzünden görümediğini gördüğümde kısa süreli bir kriz geçirdim denebilir, hemen yatağıma dönüp gözlerimi sıkıca kapatmak istesem de yapamazdım; çünkü şehir dışından arkadaşım gelecekti ve onu karşılamam gerekiyordu.

   Çektim botlarımı, sırtıma da en kalınından bir kaban geçirdim ve bir savaşçı edasıyla koltuğa geçtim; ama aa oo bir problem var araba ne öne gidiyor ne arkaya, evdeki çekpasla önünü arkasını temizledikten sonra düştüm yollara.Kış lastiği mevcut arabamda; ama yol öyle fena bir halde ki dans ederek gidiyordu araba, 5 6 kez kaza tehlikesi atlattım, hayır yani arabanın frenleri pek sağlam değil, ABS devreye giriyor takur tukur sanki asfaltı oyacak, neyse efendim 5 dakikalık yol 15 dakika sürdü; ama sağsalim gidip gelebildim hatta arkadaşı bir daha otogara bıraktım da döndüm.

   Böyle bakınca ev pek şirin görünüyor, uzaktan baksam ben de sevebilirdim ya da sıcak evimde otursam, hoş şuan evde oturup kardeşimle pinekliyorum, bir şey lazım olduğunda kardeşime getitiorum ki bence abla olmanın en güzel yönü bu.Ayy görüp inanamadığım bir şey anlatcam, ben araba ile bu karda felakett zor hareket ederken insanlar üşenmemiş pazar arabalarını almış eline pazara gidiyor.Lan kardeşim kıtlık mı var sanki, karın diz boyu olduğu bir zamanda bu pazar aşkı nedir, vay anasını ya, cidden şaştım kaldım.Dışarıdaki insanları hayvanları düşünmek istemiorm, Allahım yardımcıları olsun, zaten bugünlerde pek sulugözümüzülp üzülüp hemen ağlıyorum, en son dün akşam şehit çocuklarını izledim de durduramadım kendimi :(

Neyse efendim şuraya sımsıcak bir duvar yazısı ekliyim de içiniz ısınsın biraz.

   Kardeşimiz her ne kadar anlatım bozukluğu yapmış olsa da onu canı gönülden kutluyorum, önemli olan niyet tabi:)Umarım laf olsun diye yazmamıştır, düzgünce seviyordur ve sevmeye devam edecektir ya da canı her ne istiyorsa aman.


6 Ocak 2017 Cuma

Karma

   Yoksa karma diye bir şey gerçekten var mı?Bimeyenler var mı karmayı, hemen özet geçeyim.Karma;  hem fiziksel hem de zihinsel her türlü eylemin sonuçlarının kaçınılmaz olduğunu ifade eder; düşündüğümüz her şey ya da yaptığımız her eylemin sonuçlarının, bizi bu yaşamımızda ya da sonraki yaşamımızda etkileyeceğini söyleyen bir kuraldır. Yani; gerçekleştirmiş olduğumuz, fiziksel ya da zihinsel her türlü eylemin etkilerini şu anki gerçek yaşam içinde görmesek bile, bir sonraki yaşamımızda bu etkiler mutlaka kendini gösterecektir.Alıntı yaptım tabi, umarım yeterli olmuştur.

   Aslında bizim söylemlerimizde de 'eden bulur' lafı vardır; lakin ne kadar itibar görüyor meçhul.Ben üzülüp ağladığım zamanlar yanımdakiler hep üzülme, görürsün o da bunu yaşayacak ya da beterini yaşayacak, yaptığının cezasını çekmeden ölmeyecek derler, zaten hepimizin etrafında vardır öyle konuşan birileri.Tabi ben buna inanangillerden miyim, tabi ki hayır, bana yapılan yapıldığıyla kalıyor kimse cezasını çekmiyor diye düşünenlerdenim.Tabi mızmızlanıyorum, nasıl bir haksızlık bu ne böyle, kötü insanların çoğu iyilere göre daha iyi yaşıyor diye.

   Lakin sevgili okuyucu, tuhaf şeyler oluyor.Tuhaf dediğim de bu karma meselesi.Çok derine inmeden anlatacağım.Beni çok üzmüş olan bir zat-ı muhterem aradı ve 'Meltem dedi senden özür dilemek için aradım, şu olaydaki davranışın bana çok anlamsız gelmişti, seni hırpalamıştım; ama aslında ne kadar haklıymışsın yaşayınca anladım ve gerçekten çok ama çok özür dilerim'.

   Laaayyynn dedim kendimce, neler oluyor öyle.Yoksa karma dedikleri şey doğru mu, aslında düşününce bu başıma birkaç kez daha gelmişti.Yoksa sadece beni üzenler cezalandırılıyor mu diye bi kendimi yücelteyim, şaka şaka sadece benlik bir şey yok.Peki şimdi bu işler böyle devam edecek mi, yani kim ne yaptıysa sonuçlarına katlanacak mı?Öyleyse bana uyar valla, ha ben de kötü şeyler yaptım yapıyorum da tertemiz bi sayfa değilim; ama bence mantıklı yani böyle bir kural olsun ve işlesin.Ben zaten uzun zamandır kendimi iyiliğe verdim, kimseyi kırmamaya çalıştım, neden ; çünkü iyilik yapan iyilik bulur kavramına sarıldım ve dua ettim.Sonuçlarını daha göremiyorum; ama vardır bi şeyler de ben göremiyorumdur, sanırım yani bilmiyorum öyle olabilir.



3 Ocak 2017 Salı

Yeni Yıl Üzerine

   Herkese merhaba.Uzun zamandır yazasım yoktu.Aslında yanlış ifade ettim, yazasım vardı, yazıyordum da; ama paylaşmak istemiyordum.Bu dönemde hastaydım, bayağı bir yatmam gerekti, öyle de yaptım.Her sene bende olan yeni yıl coşkusu yoktu bu sene.Öyle ki arkadaşlarla evde oturup okey oynamaya karar vermiştik, eğlenmeyi o kadar sevmemize rağmen(evde oturalım diye mızmızlandım da denebilir).İzinli olmama rağmen sırf iş arkadaşımın planı var diye onun yerine işe gittim.O gün öğlen sularında benim evde oturma kararımı yıkıp dışarıda yemek yiyelime getirdiler, neyse dedim bencil olmıyım.Akşamın bi saatine kadar çalıştım,sonra eve gidip hazırlandım, arkadaşlar bizi almaya geldiler.

   Yemek yemek için yer ayırtılmış, tabi kimse yerin neresi olduğunu bilmiyor.İnternetten yorumlar okunuyor çok güzel, bilenlere soruluyor yemekler müthiş, bizimkiler iyice gaza geliyor.Navigasyona adres giriyoruz alakasız bir yerlere gidiyoruz, adres soruyoruz eski adresine gönderiyorlar.Tabii ben de malumunuz sıkılganım başlıyorum söylenmeye, zaten karnım aç bir de hastalık var ucundan, saat 10 a geliyor biz daha yemek yememişiz.Hayır yani ne diye inat ediyorsunuz, bulamadık madem bildiğimiz bi yere gidelim yiyelim efendi gibi yemeğimizi; ama yok inat ettiler bir kere, dolandıkta dolandık.Neyse ki sonunda benim suratsızlığıma dayanamayıp en yakın yerde yemek için durdular ,onlar gülüşüyo, benden ses çıkmıyor, evet kabul ediyorum bazen çekilmez oluyorum, neyse ki yemekler güzeldi de ufaktan sinirimi atmaya başladım.

   4 yetişkindik bir de 6 yaşında çocuk vardı yanımızda o yüzden her yere gidemezdik.En sonunda canlı müzik yapan güzel bir yer bulduk, çocuklar da vardı, biz de girdik öylece.Yılbaşı tarifesi, disco tarifesi gibiydi, girişte para veriyorsun ilk içeceğin ücretsiz, bir de masadaki ikramlar.Erkek olan arkadaşımız araç kullanacaktı o yüzden içki içmeyecekti, benim içesim yoktu, öteki kız arkadaşım içmiyordu, 4 kişilik içki parasını kola ve meyve kokteyline gömdük diyebilirim, ha eşim rakı içti, yani bi o hakkını verebildi.Aslında şaşırmıştım; çünkü insanlar normal bir şekilde kafelerde oturuyor,çay kahve içiyorlardı.Hatayda o gün asla açık bi kafe bulamazdınız mesela program yoksa; çünkü o gün herkes eğleniyordur ve ertesi gün herkes tatildir, öyle ki arkadaşlarım gelecekti Hataydan künefe alın dedim bizimkilere, bugün yılbaşı ertesi açık yer mi var sanki cevabıyla karşılaştım, e doğru.Bu sene her şeyin daha iyi olmasını dileyerek girdim 2017 ye.

   Ertesi gün haberlere bakınca midem bulandı.Bekliyordum aslında bir şeyler, bir patlama veya olumsuz bir şey; ama yine de çok kötü oldum.Daha da kötüsü bazı insanların bundan zevk alması.Kutlamayanlar olabilir, bunu islamla bağdaştıran insanlar olabilir, şuan onun doğruluğunu yanlışlığını tartışmıyorum; ama hoşgörü dini denen İslam'a mensup bir insan nasıl sevinç dolu yazılar paylaşabilir, hangi insanlığa sığar o?Ben bir insanın başka bir insan için kötü bir şey dilemesini anlayamıyorum.Sevmiyorsundur veya başka bir sebep vardır; ama yani neden beddua?Sevmediğiniz kişiler ya da durumları görmezden gelemez misiniz?Bu zamana kadar yalnızca bir kişi bana beddua etti ve canımı acıttı, yani şöyle söliyim ağzım açık kaldı,  beni sevmiyor olabilirsin; ama kötü dilekler neden?Çok üzücü, insanlığımızı ne ara bu kadar kaybettik, herkesin bizimle aynı düşüncede olmasını beklemek nasıl bir bencilliktir.Barış, hoşgörü,huzur dileklerimiz hep bu şekilde tekrarlanıyor.Ağız dolusu gülmeyi özledim, özledik... Huzurlu günleriniz olsun efendim, saygılar.